“Ne Mutlu Türk’üm Diyene” ve Bir Fikrin Donma Noktası
…diye savunulan şey ile Mustafa Kemal’in tarihsel pratiği aynı şey mi, orası tartışmalı.Çünkü ortada belirgin bir kopuş var:Eleştiriye açık, pragmatik bir siyasal akıl ile eleştiriyi reddeden, kendini mutlaklaştıran bir ideolojik form arasında fark vardır.Bugün Kemalizm’in bazı yorumları bu ikinci kategoriye daha yakın duruyor.Bir düşüncenin doğruluğunun, o düşünceyi savunanların tepkisiyle ölçüldüğü bir noktaya gelindiğinde, artık o düşünce tartışma alanından çıkmış demektir. Bu da teknik olarak şunu ifade eder: Dogmalaşma.Dogma, içeriğinden bağımsız bir yapıdır. Dini de olabilir, seküler de.Bu yüzden mesele şu noktaya geliyor:Eğer bir ideoloji;sorgulanamıyorsa,eleştiri hakaret sayılıyorsa,lider figürü tartışma dışı bırakılıyorsa,orada işleyen mekanizma ile siyasal İslam’ın işleyiş mantığı arasında yapısal bir fark kalmaz.İsimler değişir, yöntem aynı kalır.Türkiye’nin son yıllarına…





Bir Şehrin Hafızası Duvarlarda Yaşar: Grafiti Meselesi
…kaplayan sistem sana "bu güzel" diyor, bir çocuk oraya bir kuş çizince "bu çirkin" oluyor. Tuhaf değil mi? Grafitinin bir dili var ve o dil her şehirde farklı konuşuyor. Berlin duvarları siyasi hafızayı taşır — orada her sprey darbesi bir protestodur. İstanbul'un Kadıköy sokaklarında daha lirik, daha melankolik bir şeyler fısıldar duvarlar. São Paulo'da ise grafiti neredeyse resmi sanat dili gibidir; binaların cephelerini kaplar, müze gibi gezersin sokakları. Grafitinin sana söylediği şeyler, gazetelerin söylemediği şeylerdir çoğu zaman. Bir mahallede ne olup bittiğini anlamak istiyorsan duvarlara bak. Yıkım kararı alınmış bir binanın üzerindeki "Burası bizim evimiz" yazısı, hiçbir haberin veremeyeceği kadar yoğundur. Peki her grafiti iyi midir? Hayır. Her yağlıboya tablo da iyi değildir. Her roman da iyi değildir. Ama kötü bir romanın varlığı edebiyatı öldürmez. Kötü bir grafitinin…
Merhaba hoşgeldin ve ..niz'lerden bir demet
…yok ama olacak). Birçok insandan duyduğum bir hayatın gerçeği var: "Ya site filan ne uğraşıyorsun? Kur bir Facebook grubu, daha iyi." Evet, daha kolay olurdu ve okuyanı bile daha fazla olurdu... ama bu benim hobim ve bu hobimi seviyorum. Yoktan bir şeyler var etmeyi ve kontrolün tamamen bende olması güzel bir duygu.Fakat illa "FB grubu olsun" diyenler için zaten hâlihazırda https://www.facebook.com/groups/felsefeedebiyat isimli, çokça ihmal ettiğim ve bugünden itibaren aktif olacağım bir grubum var. En son 2700 küsur üyesi vardı.Hazır var olanlardan bahsetmişken, her gün elle çizilmiş bir portre/caps'in paylaşıldığı cizgicaps.com var, artı net adam Saadettin abim var: saadettin.net. Kendisi büyük bir ilişki koçudur. Manitinizle yaşadığınız sorunları şak diye çözecek, ilim irfan sahibi, samimi ve bilgi deryası bir abimizdir.Tekrar hoş geldiniz, buyurun gezin, bir iki ankete katılın.…
