Çok da Tın! Yazılarım ( 2 )
Çizdim, sonra “Eğer ben bu kadın olsaydım…” diye anlık aklımdan geçenleri yazmıştım:
Şıkır şıkır kadınlar seviyorum. Öyle şablonlara uymasın… ‘Şu kadar kıçı, bu kadar memiktoları olsun; balık etli, çiroz, afrodit’ gibi saçmalıklar umurunda olmayan… ‘Ahan da ben buyum’ diyebilen, dediğine gerçekten inanan, yalnız kaldığında bile ‘Ay, bu kadar fazlam mı var?’ diye kaçak dövüşmeyen, ‘ikizlere özgürlük’ deyip takkesini evde bırakan… İstediği zaman kırıtan amma ‘Kadın bedeni kullanımlık değil, benim oyun alanım’ diye düşünen… Erk dayatmalarını dile getiren dallamalara dal budakla dalabilen, ‘Sizin erkinizi şaapayım lan!’ diye nara atarcasına konuşan kadın severim.
Her konunun uzmanı kesilen o yarım porsiyon entelektüellerin laf salatasına prim vermeyen, hayatı gezegenlerin hizalanmasına bağlayıp sorumluluktan kaçan o mistik masalları elinin tersiyle iten kadın severim. Kelime oyunu yapmayı bilgelik sanan ukalaların, iki kitap okuyup dünyayı çözdüm edasıyla ortalıkta dolanan kasıntıların fiyakasını tek bir bakışla bozan cinsten olacak. Bilmekle, bildiğini satmayı ayırt edebilen; bilmediğinde de kıvırmadan ‘bilmiyorum’ diyebilecek kadar zihni çıplak ve cesur… Kafası o uyduruk aydınlanma tiratlarıyla, sahte bilgelik ambalajlarıyla çöplüğe dönmemiş; neyse o olan, aklı da ruhu da kendi özsuyuyla yıkanmış kadın severim.
Mısmıl olun
Demirhan
