Yazdıklarım

Çok da Tın! Yazılarım 1

Çok da Tın! Yazılarım ( 1 )
“Cinsiyetsiz” isimli bir heykel çizdim ve sonucun bana düşündürdüğü:
Aslında insanlar birbirleriyle ilk temas kurduğu andan itibaren ortada adı konulmamış bir stres yaşanıyor. Herkes bunun farkında ama bu farkındalık genellikle bilinçdışında bir yerde bekliyor. Çoğu zaman ancak sarhoşken, ya da geç saatte yalnız kalınca kendi sesini duyunca yüzeye çıkıyor. “Off ya, bıktım ya!” ile başlayan o iç ses… işte o an.
Bu stres nereden geliyor?
Erkek avlar, kadın avlanır. Ya da tam tersi, kim hangi rolü üstlendiyse. Bu dinamik evrimsel, biyolojik, kültürel… ne derseniz deyin, gerçek. İnkar etmek için değil, anlamak için bakıyorum buna.
Ama şunu da söylemek istiyorum: Bu avcı-av ilişkisi var olmaya devam edebilir, ve edecek de. Sorun bu değil. Sorun bunun bu kadar yorucu, bu kadar gergin, bu kadar performatif olmak zorunda olduğunu sandığımız an başlıyor.
Peki ya şöyle düşünsek: Sevdiğimizden başkasını cinsiyetsiz görebilsek? Karşımızdaki sadece bir insan olsa, ne avcı ne av, ne tehdit ne hedef. Belki o zaman bu kronik gerginlik biraz dağılır.
Cinsiyetsizler. Belki özgürlük tam da orada.
Mısmıl olun
Demirhan

.

Daha Yorum Yazılmamış

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayinlanmayacak. Gerekli alanlar * ile isaretlenmistir