Yazdıklarım

Berkin Elvan öldüğünde henüz 15 yaşında bir çocuk ve sadece 16 kiloydu…

Düşmanlaştırıldı, aklınıza gelebilecek her şeyle suçlandı… Hemen terörist ilan edildi, sanal dünyada arkasından hakaretler gırla gitti.

Türkiye toplumu adeta gazla çalışan bir toplum; milliyetçiliği, ayrımcılığı ve kendinden olmayanı hakir görmeyi hak sayan, empati yetisi düşük, kolay kandırılabilen ve ikiyüzlü bir yapıya sahip. Çünkü birey olmaktan uzak, ezberci ve taklitçi bir yığın niteliğinde. Güce taparcasına değer verir; gücü elinde bulunduranla saf tutmayı devlet desteği ve vatan sevgisi zanneden, hamaset yakıtıyla çalışan bir çark bu.

Öyle tuhaf bir refleksimiz var ki; gerçek adaletsizlikler karşısında, bir çocuğun tabutuna bakarken taş kesilen, çıtını çıkarmayan bu kitle, iş sanal bir düşmana ya da içi boş bir gurur tablosuna gelince anında aslan kesiliyor. Komşusunun evindeki yangına “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” konforuyla sırtını dönenler, ekran karşısında tek bir sloganla galeyana gelip sokaklara dökülebiliyor. Çünkü gerçek bir acıyla yüzleşmek sorumluluk ister, vicdan muhasebesi gerektirir. Oysa birilerine öfke kusmak, birilerini “hain” ilan etmek çok zahmetsizdir; insanı kendi konfor alanından çıkarmaz, aksine o “yığının” içinde aidiyet hissiyle rahatlatır.

İşte tam da bu yüzden, siyasilerin bugün “ak” dediğine yarın “kara” demesini ya görmezden gelir ya da işine gelmediği için körü oynar; gerçeği göstereni de anında hain ilan eder. Aynaya bakma cesareti olmayanlar, suçu hep başkasına fırlatır.

Ve tüm bunları yaparken de sonrasında da sorumluluk almak yerine devasa “ama”ların ardına sığınmayı tercih eder. Kendini eleştirmekten korkan, kendi hakkında kendine yalan söyleyen, cehaletin hakim olduğu bir yığındır.

Doğru teşhis edilmeyen hastalıklara tedavi uygulamak mümkün değildir.

Mısmıl olun

Demirhan

Daha Yorum Yazılmamış

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayinlanmayacak. Gerekli alanlar * ile isaretlenmistir