‹ Geri

3 Top İtalyan Dondurması ve 2 Sahlep

3 Top İtalyan Dondurması ve 2 Sahlep

Halis uzanıp komodinin üzerinden aldığı sigarayı yaktı. "Ne zamandır seks yapmıyordun?" diye soran, çok aşık olduğu kadına bakıp az biraz kırgın bir edayla, "Ben 17 yaşında kaçak olarak girdiğim genelevden sonra hayatım boyunca hiç seks yapmadım..." dedi. Kadın istemsizce yüksek perdeden bir kahkaha atıp "Eee, az önce biz ne yaptık? Kanaviçe mi yaptık?" diye sordu. Halis sigaradan derin bir nefes alıp "Seninle seviştik, seks yapmadık. Umarım seninle hiç seks yapmam," dedi.

Neriman şarap kadehini itinayla yatağın kenarına, halının üzerine bırakırken bir yandan çarşafı göğüslerine kadar çekip "Arada nasıl bir fark var ki?" diye merakla sordu.

"Seks mekanik bir eylemdir; sevişme ise dünya nüfusunun ikiye indiği bir anda sadece iki insanın konuşabildiği bir lisan gibi organik bir eylemdir," demesine karşılık Neriman dudak bükerek "Kulağa havalı geliyor ama o lisanı tüm yetişkin insanların da konuştuğunun farkındasın değil mi? Yani senin dediğin gibi sadece iki insan konuşmuyor," dedi.

Halis hamle yapıp oturur duruma geldikten sonra "Nasıl ki dünyada aynı alfabe ile onlarca farklı lisan konuşuluyorsa, bedenlerin alfabe olduğu sevişme anında da farklı ve benzersiz bir lisan konuşulur. Aksan farkı, algı farkı, duygu ve vurgulama farkından dolayı konuşulan lisan aynı değildir. Sen hâlâ seks yapmanın tarifi üzerinden soru soruyorsun," deyip gülümsedi.

"Peki sen bu lisanı kaç kişiyle konuştun?" diye sordu Neriman. Sesi meraktandı, kıskançlıktan değil.

Halis sigarasından bir nefes daha aldı. "Sayamadığım kadar çok, ki saymak çok aptalca olurdu."

Neriman inanamaz ve şaşkın bir ifadeyle "Oha lan! Bizim bilmediğimiz tersine bir genelevde sermayelik mi yaptın? O nasıl bir şey? Senin gibi 27 yaşında bir insan yatıp kalktığı kadın sayısını nasıl bilmez? Sallıyorsun değil mi? Ben de kendimi 30 yaşında, 7 adamla tecrübeli zannediyorum," dedi.

Halis güldü. Gerçekten güldü, zoraki değil. "Tecrübeli olmakla çok yaşamış olmak aynı şey değil. Sen 7 adamla 7 farklı şey yaşadın. Ben sayamadığım kadar çok insanla tek bir şeyin yokluğunu yaşadım."

Neriman kaşlarını çattı. "Yani?"

"Yani ben aslında hiç yaşamadım. Sadece tekrar ettim."

Neriman bir şey söylemek istedi, sonra vazgeçti. Şarap kadehini yerden aldı; içmedi, sadece tuttu. "Peki bu seni rahatsız etmiyor mu? Yani... bilmiyorum, nasıl anlatayım."

"Etmiyordu," dedi Halis. "Şimdiye kadar."

Sessizlik.

Neriman kadehi yavaşça tekrar yere bıraktı. "Şimdiye kadar derken?"

Halis ona bakmadı. Tavana baktı. "Seninle ilk kez bir şeyin varlığını yaşadım. Şimdi geriye dönüp baktığımda o yokluk biraz ağır geliyor."

Neriman bir şey demedi. Ama bu sefer çarşafı çekmedi, Halis'in koluna yaslandı.

"Etmez mi? Ben o zaman dilimine 'Şerefsiz Halis Devri' diyorum. Ben 19 yaşımdan bu yana turizmin içindeyim, her hafta 3-4 otobüsle turist geliyordu. Biz animatör ekibi, işimiz olmadığı zaman denk gelince otobüsten inen hatunları kendi aramızda pay ederdik. O senin, bu benim, diğeri servis ve bardaki çocukların. Temiz işti; akarı yok, kokarı yok. 1 hafta ya da 2 hafta aşk meşk, disko, bar, off günümde jeep gezisi. Ben en başta adam gibi anlaşıyordum. 'Bak kızım; öyle aşık oldum, beraber yaşamak, benden başkası olmaz gibi şeyler yok. Senin tatilin boyunca yiyişir, eğleniriz ama tatilin bitince sen yoluna ben yoluma... Bir dahaki sefere geldiğinde adını, mesleğini filan hatırlamazsam darılma, gücenme yok' diye hemen hemen her hafta ya da 2 haftada bir tekrarladığım repliğim vardı. Yıllar sonra anladım ki ben bu konuşmayı onlar başıma bela olmasınlar diye değil, içimdeki 'yaptığın yanlış' azabına karşı kalkan olarak kullanıyormuşum," dedi Halis.

Neriman ne diyeceğini bilmedi. Bir yandan etkilendi; bu kadar açık, bu kadar utanmadan anlatabilmesi onu hem korkuttu hem çekti. Diğer yandan içinde ince bir şey gerildi. Kıskançlık değildi tam olarak, daha derinden bir şeydi. Sayılamayacak kadar çok kadının geçtiği bir adamın yanında yatıyor olmak ve o adamın şimdi sana "Seninle ilk kez bir şeyin varlığını yaşadım" demesi... Bu onu küçük mü yapıyordu, büyük mü?

"Pişman değil misin?" diye sordu sonunda.

"Neden pişman olayım?"

"Bilmiyorum. O kadınlar..."

"O kadınlar tatildeydiler. Ben de işteydim. Kimse kimseyi kandırmadı."

Neriman dudağını ısırdı. "Ya sen? Sen hiç daha önce sevişmedin mi? Hep seks mi yaptın?"

Halis başını çevirdi, ona baktı. Sağ elinin içiyle sol yanağını okşayarak "Hayır," dedi. "Bundan 2 ay önce, o yağmurlu Eylül akşamında, önce o barın kapısından içeri süzülüp sonra gönlüme duru bir su gibi akana kadar hiç sevişmemiştim. Seninle o Kumköy sahilinde, kiralık arabanın içinde başlayan yakınlaşmamız sevişmeyle bitmediği için bugün ilk defa."

Neriman güldü. "Ağzın iyi laf yapıyor senin. Benden 3 yaş küçük olduğun için seni kendime jigolo yapacağım; yazın her gün 3 top İtalyan dondurması, kışın her gün 2 sahlep karşılığında. Bunu biliyor musun?"

"Biliyorum," dedi Halis. "Gönüllüyüm," deyip sevdiği kadının dudaklarına yöneldi...


Mısmıl olun, Demirhan

Bedenin Alfabesini Ezberleyip Okuma Yazma Bilmeyenler

Anket Sorusu: İki insan arasındaki hakiki yakınlık; bedensel bir teknik ve tecrübe tekrarı mıdır, yoksa ruhların buluştuğu o benzersiz lisan mı?

‹ Geri