Antikalar

Antikalar


Modern ameliyathane ortamında, mavi-sarı örtüyle kaplı cerrahi masası ve etrafında konumlanmış tıbbi ekipmanlar.

Operasyon Kod Adı Koltuk

…konusunda beynimi son kapasiteyle çalıştırmama rağmen, mantıklı bir cevap bulamadım. Aslında çocukların kendi aralarında kıs kıs gülmelerinden kıllandım, ama yine bu konunun üstünde fazla durmadım. Çünkü daha nereye ve nasıl tatile gideceğimize karar vermemiştik. * * * Aile fertlerinin diğer önerilerine karşı (toplam 219 tane) pahalı, uzak, vize alamam (aile de Türk pasaportlu bir ben varım), bu mevsimde oralarda fırtına var, gibi kendimce haklı ve mantıklı bahanelerle, kahramanca savaştım. Laf aramızda olayların gidişinden gayet memnundum. Çünkü benim en başından beri niyetim tatilimizi yine her yıl olduğu gibi Antalya civarlarında geçirmekti, fakat demokratlığa b.k sürdürmemek için, her yıl tatilden önce böyle bir tartışma seansı düzenlemek zorundayım. Amma bu yıl farklı olan şey “Tamam Türkiye’ye gidelim” önerisini sanki onların önerisiymiş gibi ortaya gelmesini sağlamak zorundayım.…

>Oku Beni
Dalgaların çarpıştığı beyaz kayalı kıyıda, mavi okyanus dalgaları köpüklü olarak sahile vuruyor. Ufukta şehir silueti görülüyor.

Okyanusum

…Okyanusum Okyanusum Ben Almanya’nın göbeğinde okyanusa nazır oturuyorum. Ve ben sabahları, salondaki kanapenin üstünde her gün balığa çıkıyorum.... Bir gün kefal, Başka bir gün çingene palamutu, Arada sırada da, kallavi orkinos çekiyorum, selpak’la. Öğleden sonraları, ya çilli yunuslarla yarış tutuyorum. Yada ay balıklarının kuyruklarına teneke bağlıyorum. Arada sırada da, vantuz balığı ile kavun aldırmacasına tavla oynuyorum? Ve genelde, vantuz’un getirdiği kavun eşliğinde, gıdım gıdım tekirdağ rakısı demliyorum. Hava kararınca, ya yakomoz soslu yosun salatası yiyorum. Ya da sabaha karşı üç’te kabaran okyanusa nazır ninniler söylüyorum. Uyku hepten kaçacak olursa da? O fırtınanın ortasında kelebek stilinde dünya rekorları kırıyorum. Ve yine sabaha karşı kızımın ağlamaktan kızarmış okyanus gözlerine bakıp bu dizeler arasında geziniyorum böyle. “Okyanus gözlü kızıma” #Yazılarım…

>Oku Beni
Karlı bir sokakta PoraBankomatı önünde şemsiye tutarak işlem yapan kişi, kış günü soğuk havada banka hizmetini kullanıyor.

Muhterem Bankonotlar

…eğer bu anne-baba ‘Gücümüz yok savaşmayacağız, acılarımızın deşilmesini istemediğimiz için davanın sürmesini istemiyoruz’ yada ne bileyim 'Biz bu işi Allah’a havale ettik, Allahın izniyle suçlular ahirette cezalarını çekeceklerine inandığımız için bu davadan vazgeçiyoruz' deselerdi bir ateist olarak onları anlar ve sonuna kadar hak verirdim. Ama, “MANEVİ TAZMİNAT” almış ve “MADDİ TAZMİNAT HAKLARINI SAKLI TUTUKLARINI” söylemelerini bütün iyi niyetime ve mantığımın yanında duygularımı göz önüne alsamda bu söylenenlerin nasıl o anne babanın ağzından çıktığını ANLAMIYORUM. Acaba aldıkları manevi tazminat ve alacakları maddi tazminatla ne alabilirler? Bir ev? Bir araba? 200 katlı bir apartman, özel uçak ne ne? Bunların hangisi kızlarının gözlerinin içi gülerek “baba seni seviyorum” “annem benim” demesinin yerini doldurabilir? Ya da Kızlarının mışıl mışıl uyumasını seyretmenin…

>Oku Beni
Parlak yeşil ceket giyen kadın, para motifli arka plana uzanmış pozisyonda, elinde ve boynunda Euro banknotları, lüks yaşam tarzını sergiliyor.

Köşeci" Geldiiiii Hanıımmm!

…def-i hacetini yapıyordu.” “Falanca ünlü, yaklaşık 53,5 metre uzağımda yarım kiloluk bifteğini yerken, bana doğru bakarak, selam verircesine başını salladı!..” “Başbakan’ın da katıldığı konferansta, hazır bulunan dünyaca ünlü Hollywood starı, gazetemizde incelerken gördüğünüz bu fotoğrafın çekildiği anda, gazetemize olan sevgisini anlatıyordu...” gibi haberler için gerekli fotoğrafları çekmenin, zirveye ulaşmış bir köşecinin altın kuralı olduğunu unutmayacaksınız... Bu halk adam olmaz (salaktır) kuralı: Halktan kopuk yaşamayı entellektüellik, modernlik sayacaksınız. Öngörülerinizin tutmadığı zamanlar ve olaylardan dolayı, direkt halkı suçlayacaksınız. Örneğin; dediğiniz, istediğiniz siyasi bir partinin hezimete uğramasının yegâne sebebinin halkın salaklığı olduğunu unutmayacaksınız!.. Urun yiğitlerim, sağ komayın kuralı: Bir yandan önemli olan spor (!) kardeşlik, rekabetin tadına varma…

>Oku Beni
Çöl ortasında tek başına oturan erkek müzisyen, başında yeşil şapka, elinde ud enstrümanını çalıyor, kumlu tepeler arka planda uzanıyor.

Köşeci Geldi Hanımmm

…hacetini yapıyordu.” “Falanca ünlü, yaklaşık 53,5 metre uzağımda yarım kiloluk bifteğini yerken, bana doğru bakarak, selam verircesine başını salladı!..” “Başbakan’ın da katıldığı konferansta, hazır bulunan dünyaca ünlü Hollywood starı, gazetemizde incelerken gördüğünüz bu fotoğrafın çekildiği anda, gazetemize olan sevgisini anlatıyordu…” gibi haberler için gerekli fotoğrafları çekmenin, zirveye ulaşmış bir köşecinin altın kuralı olduğunu unutmayacaksınız… Bu halk adam olmaz (salaktır) kuralı: Halktan kopuk yaşamayı entellektüellik, modernlik sayacaksınız. Öngörülerinizin tutmadığı zamanlar ve olaylardan dolayı, direkt halkı suçlayacaksınız. Örneğin; dediğiniz, istediğiniz siyasi bir partinin hezimete uğramasının yegâne sebebinin halkın salaklığı olduğunu unutmayacaksınız!.. Urun yiğitlerim, sağ komayın kuralı: Bir yandan önemli olan spor (!) kardeşlik, rekabetin tadına varma diye,…

>Oku Beni
Beyaz porselain kasede kahverengi gevrek tatlı üzerine beyaz kremalı tepesi olan yuvarlak bir tatlı, yanında fındık parçaları ve mavi logolu tabak.

Kaçın laaa! Kaçın Patlayacak..

…ile ilgili anılarımı anlatayım; * * * * Bir kış günü beş arkadaş sabaha karşı külüstür bir reno 12 (Renault) ile Kemer’den Antalya’ya geliyoruz. Arabayı kullanan arkadaş hariç hepimiz zil zurnayız. Ve hep beraber “biz her gece heybelide mehtaba çıkardık” isimli şarkının topluca ırzına geçtiğimiz bir anda Reno taklalar atmaya başladı ve büyük bir gürültüyle durdu. Antalya Konyaaltı mevkiinde bir Türk mühendislik harikası trafik göbeğinin olması grekenden çok büyük bir göbek olması ve bununlada sürücü arkadaşın beceriksizliğiyle birleşmesi sonucu nur topu gibi! Bir trafik kazamız olmuştu. Bir mucize! eseri olsa gerek bir kaç ufak sıyrıktan ve kol kırılmasından başka bir hasarımız yoktu . Ama durmamızı sağlayan elektirik direğin yolun ortasında boylu boyunca yatmaktaydı. Neyse biz kazanın şoku ile haşır neşir iken bizim deli Aydoğan yolun ortasındaki çimlerim üzerine diz çökmüş bir…

>Oku Beni
Kış mevsiminde kar örtülü bir meydanda, çatısı bakır renkli tarihi bir kilise binası ve önünde sedir ağaçları görülmektedir.

Hrant Dink Ermeni Değildi

…ortalama tahsil durumu ilkokul üçtür. Ama bu kadarcık eğitim bile gerekli olan “tarih” dersini almasına engel değildir. Ülkenin medyasına bakıyorum da, durumları içler acısı. Daha düne kadar Hrant Dink’i nişangahlara oturtanlar sanki bunlar değildi. Eğer hrant Dink’i bu kadar seviyorsaydınız? Neden bilirkişin suçsuz bulduğu vede savcının beraat istediği yazı dizisinde mahkum olmasına neden olan 8 bölümlük bir yazı dizisinde adeta cımbızla ayıklanan ''...Türk'ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni'nin Ermenistan ile kuracağı asil damarında mevcuttur..'' sözlerinden dolayı Mahkum edilerek hedef haline getirilmeye çalışıldığı günlerde neden bilirkişinin raporunu manşetten yayınlamadınız? Yada danıştay savcısının beraat istemesine rağmen mahkum olması üzerinde neden fazla durmadınız? Durmadınız çünkü milliyetçilik, vatanseverlik…

>Oku Beni
Hava fotoğrafında şehir trafiği, çok sayıda araçla dolu geniş yollar, apartman binası ve yeşil park alanı görülmektedir.

Hindi Cumhuriyeti Antalyaski

…bende oluşturduğu panik sonucu, ‘ön koltuğun derisi’ diye önümde oturan vatandaşın kolunu kemirmemi; kolu kemirilen vatandaşın beni boğazlama girişimlerini saymazsak... önemli bir olay olmadan, Antalya havalimanına (AYT’ye) kavuştuk. En son 11 yıl önce geldiğimde, orta halli bir halkpazarı havasında olan AYT’nin, bu sefer çok acayip fiyakalı bir havalimanı olarak bizi karşılaması karşısında, ailece oldukça duygulandık. Sonunda bu betona karşı gereğinden fazla gösterdiğimiz duygusallıktan kurtulup, aynı anda inmiş bulanan Rus turist grubuyla beraber kardeş kardeş bavularımızı bekleyip kavuşmamız, ‘valla gümrükçü abi, ekmek musaf çarpsınki Gümrük Müdürlüğü’nü ilgilendiren bir şeyimiz yoktur’ kapısından çıkmamız ve bizi otelimize götürecek otobüs ile minibüs karışımı mitobüsü bulmamız sonucunda, uçuş süresinden daha uzun bir sürenin ardından hotelimize kavuşmuş bulunduk. Sadece “bell”…

>Oku Beni
Masada açık olan birkaç belge üzerine eğilen kişinin ellerinin görünümü, ofis ortamında dokuman inceleme anını gösteriyor.

Google Notizen-Dokument

…allah razı olsun, Mustafa kardaş senin telefon numaranı bulmak için çok uğraştı çok eyi bir arkadaş. -Bilmezmiyim çoook iyiiii bir arkadaş..... dı diyecem yakında hoca sorduğu zaman -Hangi hoca?? -Hangi hoca olduğu farketmez benim için......... sen Mustafanın cenaze işlerini! Bırakta, hele neden aradığını? bir söyle canım İsmail kardeşim. -Haaa doğru ya... şey için aradım... bugün öğleden sonra benim büyük abim Halit’in Stuttgart’ta düğünü var seni davet etmek için aramıştım............... İki buçuk saat kadar süren konuşmadan sonra, uzaktan akrabam olduğunu öğrendiğim Çaputçular'ın İsmail’inin bu nazik!!! Davetine hayır diye ayak diretmeme ve hatta 1200 dereden su getirmeme rağmen, İsmail’in sesinin ağlamaklı bir hal aldığı üçüncü saaten sonunda, mecburen daveti kabul etmek zorunda kaldım. Bu telefon terörünün bitmesinden sonra pencere panjurlarını açınca havanın güzel olduğunu…

>Oku Beni
Spor salonunda iki kadın, renkli fitbollar üzerinde germe egzersizi yapıyor.

Fitbol

…Törkiyeaae” yırtınıp bir yandanda ahşap olan evinin yine ahşap balkonundan aşağı utanmadan şaarrr diye işiyordu.... bunu gören kapı komşumuz bekçi Ali dayı beylik tabancasını çekip “Ulan pis ayyaş sen iyice azıttın” dedikten sonra gözünü kırpmadan ayyaş İsmail’i eşşekler cennetine havale ediyordu.... bazı mahalleliler olarak cinayeti polise haber vermek istiyorduk, fakat polise telefonla ulaşamıyorlardı .. ve diğer bazı mahelliler ise maçlardan sonra yada arasında silah seslerini kanıksadıkları için polisi aramıyordu... Ayla abla “Avluda getti, geeeettiii melek gibi herifim getti” diye paradoks tarlalarında çırıl çıplak koşuyordu... Bekçi Ali dayı karakola teslim olmaya gitmek için üniformasını giyiyordu... Doktorlar ikinci bir kontrol için yine Başbakan’nın evine geliyorlardı....Dolar yükselme hızından bir şey kaybetmiyordu.... Brezilya ’da gardiyanlar firar edenlerin farkına…

>Oku Beni
Karla kaplı zeminde yanan turuncu ışıklı tealight mum, sıcaklık ve umut sembolü olarak kışın ortasında parlıyor.

En Goddik

…arsa” vaatlerine rağmen, partinin oy oranı %3’lerde süründüğü o günlerden bugünlere gelinmişti.. Evet evet Necmettin hoca efendi hazretlerinin yıllarca diline doladığı o meşhur kadayıfın altı artık kızarmıştı galiba... diye düşündü... Bay Pöttering’in İsviçreli aşçısının öğleden sonra İtalyan balzamik sirkesi soslu karışımı, minik domatesli, kuşkonmaz salatasının üstüne boca ettiği saatlere... İstanbul Sirkeci’de AKP’li esnaf Abdullah Gülüver, avazı çıktığı kadarıyla etrafına talimatlar yağdırıyordu “Elinizi çabuk tutun, Sallanmayın, Tişört siparişlerini 3 katına.. yok yok en azından 100 katına çıkartın, Yeteri kadar yeşil boya siparişi verin” diye.... Esnaf Abdullah efendi süt beyaz bir tişörtün üzerinde ilk bakışta arapça yazılmış izlenimi veren “Yetti gari, Müslümanlara özgürlük” yazı fikrinin çok güzel olduğunu düşünerek, kendi kendine “Ulan Abdullah cin gibisin” dedi Bakan…

>Oku Beni
Ahşap sandıkta sıralanmış çeşitli renkli şişe içecekler, yeşil ve koyu renkli bira şişeleri ön planda odaklanmış halde.

El - Soda Örgütü

…-Çöp kutuları patlar... .Çöp saklama alanları patlar... -Madenlerde grizu gazları kafalarına göre patlar... -Cep telefonlarının aküleri patlar... -İşsiz baba sinirsel bir patlama sonucu ev halkını kuşbaşı doğrar... -Gazeteler günde en az bir taneden az olmamak şartıyla ‘yılın bombasını’ patlatırlar... Yani neredeyse her bir şeyimiz! Bir ‘patlama potansiyeli’ olayı ile sevişir bir vaziyette eli pim’inde patlayacaktır. 9 yıldır yaşadığım Almanya’da şöyle bir günden bir güne ağız tadı(!) ile frenleri patlayan bir kamyon görmedim duyamadım. Yada buzdolabında soğuk bubi tuzağı takliti yapan soda şişesi olayını, Alman arkadaşıma anlatığım zaman; Alman arkadaş ‘delisin galiba’ der gibi suratıma bakmaktan vazgeçmedi. Sahi ya! Artık Türkiye’de bir an önce bir şişe soda satın alacaklardan sabıka kaydı, ikahmetgâh ilmühaberesi istenmesi şart olmalı. Düşünsenize bir gün gazetelerede böylesi…

>Oku Beni